Isık-Köl (Göl) Gezisi #7 [Ruh-Ordo: Sanat Müzesi ve Sayakbay Karalaev]

Kırgızistan'ın Isık Köl (Göl) Bölgesi'nde yer alan Ruh-Ordo Müzesi hakkındaki son yazımdan merhabalar. Bu yazım ile Ruh-Ordo yazı dizisini resmen bitirmiş oluyorum. Yalnız bu alan hakkında hala yazmadığım bazı konuların olduğunu da bilmenizi istiyorum. Onlar arasında en başta da bu alanda yer alan heykeller geliyor. Bu heykellerin arasında Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk'ün de heykeli vardı. Hemen İslamiyet şapelinin sol tarafında yer alan bu heykeli gördüğümde ilk başta çok şaşırdım ama kısa sürede şaşkınlığımı yenerek hazır Türk bayrağım da yanımdayken hemen atamızla bir fotoğraf çekildim.


Diğer heykeller arasında ise; Kazakistan devlet lideri Nursultan Nazarbaev'in, Türklerin türeyişini anlattığı düşündüğüm bir heykelle birlikte yine Bugu Enenin (Maral Annenin) ve Yunan mitolojisine ait bazı karakterlerle birlikte önemli şahsiyetlerin heykelleri vardı.

Ayrıca yine bu alanda yer alan kültür sanat müzesi içinde adeta bir hazine barındırıyordu. Bu alanda Güney Kore'den gelen müzik aletlerini (davul ve zil), Kırgız halk kahramanlarının resimlerini ve hayatlarını görmeniz mümkün. Duvarlarını ise; Kırgızlar için önemli olan kişiler süslemekte.


Resimde yer alan kişi: Manasçı Sayakbay Karalaev. Karalaev, Kırgızlar için çok önemli biri ve adeta kendisine kahraman gibi davranılıyor. Böyle davranılmasının sebebi ise; bugünkü Manas Destanı'nın tamamına yakınının bu Manasçı'nın söylemesiyle oluşması. Dile kolay toplam 500. 553 beyit ve üç cilt. Ayrıca bu destan dünyadaki en uzun destan olmakla birlikte Manas'ı, oğlu Semetey'i ve torunu Seytek'i anlatmakta.


Resimdeki kadının ilk kadın vali Kurmancan Datka veya Manas'ın eşi Kanıkey olduğunu düşünüyorum. Tahtta oturduğuna bakarsak Kurmancan Datka olması muhtemelen.

Kurmancan Datka, Rusların Kırgızistan'ı işgal ettiği dönemde halkının daha az acı çekmesini sağlamış ve hatta bu uğurda evlatlarını da kurban vermiştir. Bu yüzden de hem Kırgızların, hem de Rusların değer verdiği biri haline gelmiştir.


Bu resimdeki kişinin maalesef kim olduğunu bilmemekle bereber Ruh-Ordo Müzesi'nin bulunduğu bölgeye adını veren Çolpon-Ata olduğunu düşünüyorum.


Bu sanat müzesinde birde böyle ağaç oyma sanatıyla yapılmış heykeller ve oturak yer almakta. Bunların yurt dışından ve belki de bir asya ülkesinden geldiğini düşünüyorum. Çünkü; Kırgızistan'da daha önce böyle bir sanata denk gelmemekle birlikte oluşturulan ağaçtan işçiliklere baktığımda daha çok Asya kültür ve mitolojisinden izler taşıdığını görüyorum.




Güney Kore'den gelmiş zil ve davul. Bu ziller adeta bir sol anahtarı, bir koro şefi görevi görmekle birlikte enstrumanların hangi tonda çalınacağını da belirtirmiş. Davullar ise; Güney Kore'de savaş sırasında çalınarak düşmanların nerede olduğunu belirtmeye yarar ve eğer bir kalede savaş çıktıysa, davul çalınarak diğer kaleye haber verilirmiş. Ayrıca davullar Kore dansı içinde de önemli bir yere sahip. Hatta günümüze kadar gelmiş davul dansının da oluşmasını sağlamış en önemli enstruman aleti.





Bu kültür sanat müzesinin kapısından içeriye doğru adım attığınızda sizi böyle bir duvar karşılıyor. Duvarda Kırgızlar için yine önemli olan bazı insanların portreleri ve Kırgız el sanatları yer almakta.


Yine arkanızı döndüğünüzde sizi böyle Kırgız Halk Kahramanları duvarı ve önünüze döndüğünüzdeyse, aşağıdaki kadın portresi karşılıyor.



Diğer odada ise, Şahinci Adam tablosuyla karşılaşıyoruz. Bu aynı zamanda sanat müzesinin içerisinde yer alan son kısım.


Bu kapalı alandaki gezimiz son bulduğundaysa bu alandan ayrılmak için dışarıya adım atıyoruruz ve böylelikle farklı bir yapı içerisinde yer alan Sayakbay Karalaev heykeliyle karşılaşıyoruz. Bu yer aynı zamanda Ruh-Ordo Müzesi'nde gezeceğimiz son yer olma özelliğini de taşıyor.

 

Issık Göl'ün hemen yanına inşa edilmiş bu yapının merkezinde yer alan Sayakbay Karalaev heykelinin sağ ve sol taraflarına dört dini temsil eden dört küçük odacık inşa edilmiş ve bu odacıkların içineyse dört dini temsil eden birbirinden harika tablolar yerleştirilmiş.


Hristiyanlık Mezhebi



Musevilik Mezhebi


Budizm Mezhebi


İslamiyet Mezhebi

Bu alanla birlikte Ruh-Ordo gezimiz resmen sonlanırken bu yer hakkında diyebileceğim tek şeyin: "Kırgızistan'a gelirseniz Ruh-Ordo'yu sakın es geçmeyin!" demek olduğunu farkediyorum. Gerçekten muhteşem bir kültür sanat alanı ve muhteşem bir manzara. Bu yerin hemen Issık Göl'ün yanında yer alması da buraya ayrı bir güzellik katıyor.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder