"Kırgız Yemekleri ve Kırgızistan Hakkında Birkaç Bilgi"

Uzun süren bir aradan sonra tekrar Merhabalar.
Son yazımı yayınladıktan sonra maalesef ailevi meseleler yüzünden Türkiye'ye dönmek zorunda kaldım ama çok şükür her şey halloldu ve tekrar sınavlarım için Kırgızistan'dayım. Kırgızistan'a döner dönmez de hemen sınıf arkadaşlarımla pikniğe gittik. Gerçekten çok güzel bir gündü. O günden maalesef çok fazla resim yok elimde ama sizlere yine de elimde olanları göstermek istedim.


Kırgızistan'daki bu dağ manzaralarına aşığım. Bazen kaldığım yurdun camından kafamı uzattıyorum ve buna benzer manzaralarla karşılaşıyorum. Ülkenin %97'si dağlık olunca haliyle böyle manzaralar görmeniz olası. 😍


Pikniğimiz böyle başladı. Kırgız geleneklerinde ekmek ve boorsok adını verdikleri hamur kızartmaları çok önemli bir yere sahip ve sofralarının olmazsa olmazı. Boorsoklar bizim hamur kızartmalarımızdan daha dolgulu ve dikdörtgen bir yapıya sahip. Genellikle çeşitli reçeller eşliğinde yeniliyor. Birde bir Kırgızın evine gittiğinizde size genellikle ekmek uzatılır ve "ooz tiy" (ağız değdirmek,tadına bakmak) denir. Mutlaka misafir tadına bakmalıdır.
Bizim arkadaşlar da piknikte geleneksel Kırgız sofra kültüründe olduğu gibi sofranın ortasına ekmek, boorsok, çikolata ve şeker yaydılar. Bunların hepsi bereketin simgesi olduğu için belki de 'Sofranız Bereketli Olsun' gibi bir anlam çıkartabiliriz.


 
O gün piknikte Kırgız arkadaşlarım piknikte Kırgız geleneksel yemeklerinden biri olan: "Dımdama" pişirdi. Gerçekten lezzetine bayıldım. Belki de bunda aşağıdaki resimde olduğu gibi odun ateşinde ve açık havada pişmesinin de bir etkisi vardır. Bu yemeğin içinde et, lahana, soğan, patates, havuç, kırmızı dolmalık biber ve çeşitli malzameler vardı. Her bir malzeme bana Türkiye'deki bir lezzeti hatırlattı.


Bu arada Kırgızistan'da bir et domatese göre daha ucuz, bu yüzden her yemeğin içinde et görmeniz mümkün. Mesela kıymayı burada kilosu 8-9 TL'den alabilirsiniz.

Pikniğimiz bitip yurda döndükten sonra biraz kestirip akşam markete uğradım. Bu arada Kırgızistan'da marketlerin çoğu ve eczaneler 7/24 çalışıyor. Uğradığım mağazada aşağıdaki gibi bir manzarayla karşılaştım.


Bunlar geleneksel Kırgız tatlıları. Ben geldiğimden beri sadece sağ alt köşedeki "Çak Çak" adlı tatlıyı deneyebildim. Malum, Kırgızistan'da hem okuyup, hem yaşayınca ve sadece KYK'nın vermiş olduğu bursla geçinmeye çalışınca ay sonunu zor getiriyorsun. Yukarıdakilerin hepsi hamur kızartmasıyla yapılmış. Görünüşleri sakın sizi yanıltmasın. Bu tatlılar şerbet veya pudra şekeri eşliğinde servis ediliyor. Bu arada çak çak tatlısı gerçekten hafif bir lezzete sahip. Çay eşliğinde tavsiye ederim.

Evet, bir yazımın sonuna gelip geriye baktığımda neden kilo aldığı şimdi anlıyorum. Yazılarımın çoğunluğunu da yemeklerin oluşturduğunu düşünürsek şaşırmamak gerek değil mi!? 😃😅😋


Bu arada ne kadar kilo alsam da yine de zıplayabiliyorum.
 Bunlar da yine o günden kalan birkaç kare.



Kırgızistan, dağlarıyla olduğu kadar atlarıyla da ünlü bir ülke. Ülkede at, binmek için kullanıldığı kadar yenmek için de kullanılıyor. Hatta geleneksel yemek olan Beş-Parmak cılkı (yılkı) adı verilen dişi atların etinden yapılıyor.
Yanlız her yerde at eti bulabileceğinizi düşünmeyin. At eti ülkedeki en pahalı et. Bu yüzden genellikle birisi öldüğünde veya doğduğunda kesiliyor.
Atın aynı zamanda kımız adı verilen sütü de sağılarak içiliyor. Bu arada merak edenler için at eti yemedim ve yemeyi de düşünmüyorum. Gerçi belki Türkiye'de yemiş olabiliriz.

Neyse, bir sonraki yazımla görüşmek dileğiyle diyelim mi? Şimdilik görüşünceye dek Hoşçakalın...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder